Lazuri Alboni & Lügate

Lazca - Türkçe interaktif kültür sözlüğü. Kelimelerin kökenini ve anlamını keşfedin.

Bir Kelime Öğren

nogure

öğretilmiş olan, eğitim almış

Katkıda Bulunun

Sözlüğümüzde bulunmayan bir kelime mi biliyorsunuz?

Önerilerinizi takip etmek için giriş yapabilirsiniz.

Laz Alfabesi

Ç̌ - Patlamalı Ç
Ǩ - Patlamalı K
- Patlamalı P
Ť - Patlamalı T
Ž / ž - DZ Sesi
Ʒ / ʒ - TS Sesi
X / x - KH Sesi
Ǯ / ǯ - Patlamalı TS

burguli

bulgur, kaba un

bulgur, kaba un

burti

kağıt (yaprak) but / : p / buzalams 'uçup gider'

kağıt (yaprak) but / : p / buzalams 'uçup gider'

bust̆i

idrar torbası, mesane; korba bust̆i: şişmiş karın

idrar torbası, mesane; korba bust̆i: şişmiş karın

but̆k̆a

yaprak; kağıt yaprağı

yaprak; kağıt yaprağı

but̆k̆oloni

yapraklı

yapraklı

but̆k̆uci

arı; mtutiş but̆k̆uci: eşek arısı; Marr ayrıca p̆ut̆uci (Pazar lehçesi) formunu verir

arı; mtutiş but̆k̆uci: eşek arısı; Marr ayrıca p̆ut̆uci (Pazar lehçesi) formunu verir

buyuği

Tr. bıyık; buyuği-pala: pala bıyıklı adam

Tr. bıyık; buyuği-pala: pala bıyıklı adam

buz̆gu

ayak uyuşması

ayak uyuşması

buz̆i

Yun. meme; göğüs; buz̆-ok̆oşumeri: süt kardeşi

Yun. meme; göğüs; buz̆-ok̆oşumeri: süt kardeşi

buzi

meme, meme başı (hayvanlarda); krş. buz̆i

meme, meme başı (hayvanlarda); krş. buz̆i

buʒxa

tırnak; ʒxeni-buʒxa: toynak (at tırnağı)

tırnak; ʒxeni-buʒxa: toynak (at tırnağı)

buʒxi

çatal; tırmık

çatal; tırmık

bzuci

eşek arısı ku a

eşek arısı ku a

ca, mca, nca;

çoğul: calepe ağaç, odun ca-maqaqi (sadece 'da): ağaç kurbağası

çoğul: calepe ağaç, odun ca-maqaqi (sadece 'da): ağaç kurbağası

ç̆aba

üzüm salkımı

üzüm salkımı

çabla

bkz. çapula

bkz. çapula

ç̆abu, nç̆abu, mç̆abu

nç̆abu, mç̆abu varyantlarıyla; 1) (Hopa) sakız ağacı 2) (Arhavi, Hopa) ökse otu 3) boyacı sumağı

nç̆abu, mç̆abu varyantlarıyla; 1) (Hopa) sakız ağacı 2) (Arhavi, Hopa) ökse otu 3) boyacı sumağı

ç̆aç̆a, ç̆eç̆a

ç̆eç̆a varyantıyla; üzüm suyu, şıra

ç̆eç̆a varyantıyla; üzüm suyu, şıra

çaçi

dökülmüş yapraklar (Jghenti)

dökülmüş yapraklar (Jghenti)

çaçka

fincan tabağı; 'bu kelime büyükanne ve büyükbabalarım tarafından kullanılırdı' (Sundura'83)

fincan tabağı; 'bu kelime büyükanne ve büyükbabalarım tarafından kullanılırdı' (Sundura'83)

çaçxa

bkz. ʒaçxa

bkz. ʒaçxa

ç̆ağana, mç̆ağana

mç̆ağana varyantıyla; yengeç

mç̆ağana varyantıyla; yengeç

çaka-çaka-çaka

(yürüyen ineklerin çıkardığı ses)

(yürüyen ineklerin çıkardığı ses)

ç̆ak̆i

bkz. ç̆aç̆i

bkz. ç̆aç̆i

Üyelik Gerekli

Katkıda bulunmak için topluluğumuza katılın!

Arşivlerimize katkıda bulunmak için ücretsiz üyelik gereklidir. Katılmak sadece bir dakika sürer!