Lazuri Alboni & Lügate

Lazca - Türkçe interaktif kültür sözlüğü. Kelimelerin kökenini ve anlamını keşfedin.

Bir Kelime Öğren

nogure

öğretilmiş olan, eğitim almış

Katkıda Bulunun

Sözlüğümüzde bulunmayan bir kelime mi biliyorsunuz?

Önerilerinizi takip etmek için giriş yapabilirsiniz.

Laz Alfabesi

Ç̌ - Patlamalı Ç
Ǩ - Patlamalı K
- Patlamalı P
Ť - Patlamalı T
Ž / ž - DZ Sesi
Ʒ / ʒ - TS Sesi
X / x - KH Sesi
Ǯ / ǯ - Patlamalı TS

e-do, e-do-na Asatiani 452 1) and then 2) well cf.

e-do-na (452): 1) ve sonra 2) peki krş. -?? ho-da 1) konuşmaya 've sonra' anlamında devam etmek 2) cevapta 'peki' anlamında e

e-do-na (452): 1) ve sonra 2) peki krş. -?? ho-da 1) konuşmaya 've sonra' anlamında devam etmek 2) cevapta 'peki' anlamında e

e-na

durum böyleyken; bu arada, o esnada

durum böyleyken; bu arada, o esnada

e, em;

em varyantıyla; o; çoğulu: hini (Arhavi)

em varyantıyla; o; çoğulu: hini (Arhavi)

each

diğeri", "birbirlerini kemiriyorlar" ?-?rik?-: bükmek, eğmek

diğeri", "birbirlerini kemiriyorlar" ?-?rik?-: bükmek, eğmek

ebza

kibrit ei, e: yirmi e

kibrit ei, e: yirmi e

eçi, eç

eç varyantıyla; yirmi (20)

eç varyantıyla; yirmi (20)

eç̆k̆vadu

bkz. °yeç̆qvadala

bkz. °yeç̆qvadala

eğezi

(Marr'da) susuz uçurum, yar

(Marr'da) susuz uçurum, yar

ejarçapule

çarşaf

çarşaf

ejotvalu, tiş

ti - - , ti-ejotvala: başlık, şapka vb.

ti - - , ti-ejotvala: başlık, şapka vb.

ek̆inaçxa

bkz. ik̆inaçxa (Fındıklı)

bkz. ik̆inaçxa (Fındıklı)

eko, heko, hek, ek

orada

orada

eksali

kuzen; dokteri eksali: ikinci dereceden kuzen

kuzen; dokteri eksali: ikinci dereceden kuzen

ela! (A)

(Yunancadan) haydi! ileri!

(Yunancadan) haydi! ileri!

elafroni (px), lafroni (A)

(Yunancadan) küçük, hafif

(Yunancadan) küçük, hafif

elamʒkveri

elamǯk̆veri (Fındıklı), elamʒkvineri (Hopa) varyantlarıyla; övünen, caka satan, şımarık

elamǯk̆veri (Fındıklı), elamʒkvineri (Hopa) varyantlarıyla; övünen, caka satan, şımarık

elancuği

(Marr'da) büyük gümüş zincir (kadın göğüs süsü)

(Marr'da) büyük gümüş zincir (kadın göğüs süsü)

elçi

Tr. 1) elçi, haberci 2) görücü, dünür

Tr. 1) elçi, haberci 2) görücü, dünür

Eleğle

Yer adı (Ereğli)

Yer adı (Ereğli)

elelem

belelem ? (anlamsız tekerleme oyun sırasında söylenir)

belelem ? (anlamsız tekerleme oyun sırasında söylenir)

elelem

belelem ? (anlamsız tekerleme oyun sırasında söylenir)

belelem ? (anlamsız tekerleme oyun sırasında söylenir)

elemit̆a

kızamık

kızamık

eline

(tekerleme/yanşma parçası)

(tekerleme/yanşma parçası)

em-

bkz. e

bkz. e

Üyelik Gerekli

Katkıda bulunmak için topluluğumuza katılın!

Arşivlerimize katkıda bulunmak için ücretsiz üyelik gereklidir. Katılmak sadece bir dakika sürer!