Lazuri Alboni & Lügate

Lazca - Türkçe interaktif kültür sözlüğü. Kelimelerin kökenini ve anlamını keşfedin.

Bir Kelime Öğren

nogure

öğretilmiş olan, eğitim almış

Katkıda Bulunun

Sözlüğümüzde bulunmayan bir kelime mi biliyorsunuz?

Önerilerinizi takip etmek için giriş yapabilirsiniz.

Laz Alfabesi

Ç̌ - Patlamalı Ç
Ǩ - Patlamalı K
- Patlamalı P
Ť - Patlamalı T
Ž / ž - DZ Sesi
Ʒ / ʒ - TS Sesi
X / x - KH Sesi
Ǯ / ǯ - Patlamalı TS

st̆vina

sp̆ina (Jghenti 15917) varyantıyla; değirmenin ahşap borusu

sp̆ina (Jghenti 15917) varyantıyla; değirmenin ahşap borusu

şu

nemli, rutubetli

nemli, rutubetli

sua, suani

bkz. sva (V lehçesinde)

bkz. sva (V lehçesinde)

subuki (X, V)

(Hopa, Fındıklı, Farsçadan) hafif (ağırlık bakımından)

(Hopa, Fındıklı, Farsçadan) hafif (ağırlık bakımından)

sufra

sofra; surfa ve surpa yazar!

sofra; surfa ve surpa yazar!

şui

bkz. şuri

bkz. şuri

şuk̆a

salatalık, hıyar; (şurk̆a varyantıyla); (şuk̆a-mʒxuli: bir armut türü)

salatalık, hıyar; (şurk̆a varyantıyla); (şuk̆a-mʒxuli: bir armut türü)

suleri, sulei

sulei: 1) kenevir 2) çürütülmüş keten, kenevir 3) küçük eğirme aleti, ?

sulei: 1) kenevir 2) çürütülmüş keten, kenevir 3) küçük eğirme aleti, ?

sum, sumi

üç

üç

şumeri

1) sarhoş 2) öfkeli, kızgın 3) içilmiş olan / dikilmiş olan

1) sarhoş 2) öfkeli, kızgın 3) içilmiş olan / dikilmiş olan

şura

(Hopa) kötü koku, pis koku; (diğer bölgelerde) (güzel) koku; krş. şuri

(Hopa) kötü koku, pis koku; (diğer bölgelerde) (güzel) koku; krş. şuri

surfa

bkz. sufra

bkz. sufra

şuri

1) ruh, can, kişi 2) nefes, (güzel) koku; (şuri mşine: ruhumu/beni hatırla = canım, sevgilim)

1) ruh, can, kişi 2) nefes, (güzel) koku; (şuri mşine: ruhumu/beni hatırla = canım, sevgilim)

surik̆i

(sadece Marr'da) sığırcık (kuş)

(sadece Marr'da) sığırcık (kuş)

şurk̆a

bkz. şuk̆a

bkz. şuk̆a

şuroni

1) canlı, ruhu olan 2) keçi; (gverdi-şuroni: yarı ölü)

1) canlı, ruhu olan 2) keçi; (gverdi-şuroni: yarı ölü)

surpa

bkz. sufra

bkz. sufra

şuşani

sığırcık (kuş)

sığırcık (kuş)

suseri

dolap kilidi (kapı için değil) suyak?i (X), siyak?i (V) / sadece:

dolap kilidi (kapı için değil) suyak?i (X), siyak?i (V) / sadece:

suyak̆i

siyak̆i (Fındıklı), şak̆i (Arhavi - sadece Marr) varyantlarıyla; kalkan balığı

siyak̆i (Fındıklı), şak̆i (Arhavi - sadece Marr) varyantlarıyla; kalkan balığı

sva, msva, psva, sua

1) kanat 2) kümes hayvanları 3) yer (X'te değil) 4) değirmen çarkı kanadı suani 839 (A), anlam 3)

1) kanat 2) kümes hayvanları 3) yer (X'te değil) 4) değirmen çarkı kanadı suani 839 (A), anlam 3)

şvaci

an, lahza

an, lahza

t̆abala

düz, yassı

düz, yassı

t̆abani (V) hook-shaped part of the plough; the iron ploughshare is fastened

(Fındıklı) sabanın çengel şeklindeki kısmı; demir sapaç altına bağlıdır

(Fındıklı) sabanın çengel şeklindeki kısmı; demir sapaç altına bağlıdır

Üyelik Gerekli

Katkıda bulunmak için topluluğumuza katılın!

Arşivlerimize katkıda bulunmak için ücretsiz üyelik gereklidir. Katılmak sadece bir dakika sürer!