Lazuri Alboni & Lügate

Lazca - Türkçe interaktif kültür sözlüğü. Kelimelerin kökenini ve anlamını keşfedin.

Bir Kelime Öğren

nogure

öğretilmiş olan, eğitim almış

Katkıda Bulunun

Sözlüğümüzde bulunmayan bir kelime mi biliyorsunuz?

Önerilerinizi takip etmek için giriş yapabilirsiniz.

Laz Alfabesi

Ç̌ - Patlamalı Ç
Ǩ - Patlamalı K
- Patlamalı P
Ť - Patlamalı T
Ž / ž - DZ Sesi
Ʒ / ʒ - TS Sesi
X / x - KH Sesi
Ǯ / ǯ - Patlamalı TS

ok̆ank̆ule, ok̆ank̆oni

ok̆ank̆oni varyantıyla; değirmen taşına vuran küçük ahşap tokmak

ok̆ank̆oni varyantıyla; değirmen taşına vuran küçük ahşap tokmak

ok̆anǯironi

salıncak, tahterevalli; ok̆anǯuroni (Arhavi), ok̆anǯoni varyantlarıyla

salıncak, tahterevalli; ok̆anǯuroni (Arhavi), ok̆anǯoni varyantlarıyla

ok̆anǯoni

bkz. ok̆anǯironi (Hopa)

bkz. ok̆anǯironi (Hopa)

ok̆anǯunoi

(?) bkz. ok̆anǯironi (Hopa)

(?) bkz. ok̆anǯironi (Hopa)

ok̆anǯuroni

bkz. okanǯironi (Hopa)

bkz. okanǯironi (Hopa)

okapu

çürüme

çürüme

ok̆aşke

bkz. ok̆açxe

bkz. ok̆açxe

ok̆at̆apaşe (A) apparatus

(Pazar) yün yumak sarmak için alet; krş. -k̆it̆-, -k̆ot̆-

(Pazar) yün yumak sarmak için alet; krş. -k̆it̆-, -k̆ot̆-

oki

dığı sürece, madem ki, çünkü oki? yay ve ok

dığı sürece, madem ki, çünkü oki? yay ve ok

oki²

yay ve ok

yay ve ok

ok̆intxe (V), ok̆inte (V) cylinder of vertical sticks on a pedestal

(Fındıklı) dokuma tezgahında iplikleri sarmak için dikey çubuklu silindir

(Fındıklı) dokuma tezgahında iplikleri sarmak için dikey çubuklu silindir

ok̆izale 1) spoon-rack 2) wooden chopper, =

1) kaşık askısı 2) tahta doğrayıcı (Gürcüceden)

1) kaşık askısı 2) tahta doğrayıcı (Gürcüceden)

ok̆iʒale

ateşin arkasındaki k̆iʒi (raf) için askı/raf düzeneği

ateşin arkasındaki k̆iʒi (raf) için askı/raf düzeneği

ok̆obğale

kongre (Jghenti)

kongre (Jghenti)

ok̆ok̆oroni, ok̆ok̆ironi

ok̆ok̆ironi (Hopa) varyantıyla; çizme/bot bağcığı

ok̆ok̆ironi (Hopa) varyantıyla; çizme/bot bağcığı

ok̆omala

ok̆omalaşi (Fındıklı) varyantıyla; arkadaşlarla piknik

ok̆omalaşi (Fındıklı) varyantıyla; arkadaşlarla piknik

okosale

süpürge

süpürge

okotumale

tavuk kümesi

tavuk kümesi

ok̆oxveri

1) kırılmış, bozulmuş 2) bozuk para

1) kırılmış, bozulmuş 2) bozuk para

ok̆rebule

ocak başı, ateşlik yeri

ocak başı, ateşlik yeri

oksura

(Pazar, Marr'a göre) kiraz kabuğundan örülmüş sepet

(Pazar, Marr'a göre) kiraz kabuğundan örülmüş sepet

okti

yükseklik, yamaç; eviniz yüksek bir yamaçta duruyor / oktis komek

yükseklik, yamaç; eviniz yüksek bir yamaçta duruyor / oktis komek

ok̆ule, uk̆ule

uk̆ule varyantıyla; bundan sonra, sonra

uk̆ule varyantıyla; bundan sonra, sonra

olacu

eczacı ? / krş. ilaci ve -lac-, -ilac- ola

eczacı ? / krş. ilaci ve -lac-, -ilac- ola

Üyelik Gerekli

Katkıda bulunmak için topluluğumuza katılın!

Arşivlerimize katkıda bulunmak için ücretsiz üyelik gereklidir. Katılmak sadece bir dakika sürer!