Lazuri Alboni & Lügate

Lazca - Türkçe interaktif kültür sözlüğü. Kelimelerin kökenini ve anlamını keşfedin.

Bir Kelime Öğren

°-cğir

yakın mesafede olmak

Katkıda Bulunun

Sözlüğümüzde bulunmayan bir kelime mi biliyorsunuz?

Önerilerinizi takip etmek için giriş yapabilirsiniz.

Laz Alfabesi

Ç̌ - Patlamalı Ç
Ǩ - Patlamalı K
- Patlamalı P
Ť - Patlamalı T
Ž / ž - DZ Sesi
Ʒ / ʒ - TS Sesi
X / x - KH Sesi
Ǯ / ǯ - Patlamalı TS

k̆ai, k̆ay

k̆ay varyantıyla; iyi

k̆ay varyantıyla; iyi

k̆ak̆a

küçük meyve, yemiş; 'mürver meyvesi iyi bir ilaçtır'

küçük meyve, yemiş; 'mürver meyvesi iyi bir ilaçtır'

k̆ak̆alamt̆axu

k̆ak̆alimt̆axu (Kemalpaşa '83) varyantıyla; yusufçuk böceği veya cırcır böceği, çekirge

k̆ak̆alimt̆axu (Kemalpaşa '83) varyantıyla; yusufçuk böceği veya cırcır böceği, çekirge

k̆ak̆ali

1) ceviz 2) testis 3) toliş-k̆ak̆ali: göz bebeği

1) ceviz 2) testis 3) toliş-k̆ak̆ali: göz bebeği

k̆ak̆unʒeli

bkz. k̆ank̆uleʒi

bkz. k̆ank̆uleʒi

kalamani

çarık kalat

çarık kalat

k̆alaşi

poyraz rüzgarı, fırtına

poyraz rüzgarı, fırtına

kalat̆i

bkz. k̆alati

bkz. k̆alati

k̆alati

büyük sepet

büyük sepet

kale-bozo

Ey güzel kız!; Arhavi lehçesi; bilgilendiricilerim duymuş ama kullanmazlar; krş. 'Vah zavallı!'

Ey güzel kız!; Arhavi lehçesi; bilgilendiricilerim duymuş ama kullanmazlar; krş. 'Vah zavallı!'

k̆aleri

1) kalaylanmış 2) (aslan gibi gürbüz anlamında mecaz?) (Asatiani 180197)

1) kalaylanmış 2) (aslan gibi gürbüz anlamında mecaz?) (Asatiani 180197)

k̆ali

bkz. 1) boda-k̆ali 2) k̆erpi-k̆ali

bkz. 1) boda-k̆ali 2) k̆erpi-k̆ali

k̆alivi (X)

(Hopa, Yunancadan) tarla bekçisi kulübesi (mahsul koruma için)

(Hopa, Yunancadan) tarla bekçisi kulübesi (mahsul koruma için)

k̆almaxa, °k̆armaxa

°k̆armaxa varyantıyla; alabalık

°k̆armaxa varyantıyla; alabalık

k̆alo

(sadece Marr'da) komşu yardımlaşması (imece); krş. noderi

(sadece Marr'da) komşu yardımlaşması (imece); krş. noderi

k̆aluri, k̆alui

k̆alui varyantıyla; bkz. k̆alivi

k̆alui varyantıyla; bkz. k̆alivi

k̆ambuli

sinek; krş. k̆amk̆uli, k̆ank̆uli

sinek; krş. k̆amk̆uli, k̆ank̆uli

k̆amk̆uli

(sadece Marr'da) sinek; k̆ank̆uli (Fındıklı, Hopa)

(sadece Marr'da) sinek; k̆ank̆uli (Fındıklı, Hopa)

k̆ampara

1) içi boş bitki veya ağaç 2) penis 3) aptal tip

1) içi boş bitki veya ağaç 2) penis 3) aptal tip

k̆amǯami

bkz. ǯamǯami (Hopa)

bkz. ǯamǯami (Hopa)

k̆anadi

evin önü (vadiye bakan taraf)

evin önü (vadiye bakan taraf)

k̆ançxa

ahşap çamaşır teknesi

ahşap çamaşır teknesi

kandara

(Hopa, Fındıklı) 1) tuzak, ilmik 2) aptal, sersem

(Hopa, Fındıklı) 1) tuzak, ilmik 2) aptal, sersem

k̆andğu

çilek; daz̆i k̆andğu: böğürtlen; durğenişi k̆andğu: böğürtlen

çilek; daz̆i k̆andğu: böğürtlen; durğenişi k̆andğu: böğürtlen

Üyelik Gerekli

Katkıda bulunmak için topluluğumuza katılın!

Arşivlerimize katkıda bulunmak için ücretsiz üyelik gereklidir. Katılmak sadece bir dakika sürer!