Lazuri Alboni & Lügate

Lazca - Türkçe interaktif kültür sözlüğü. Kelimelerin kökenini ve anlamını keşfedin.

Bir Kelime Öğren

nogure

öğretilmiş olan, eğitim almış

Katkıda Bulunun

Sözlüğümüzde bulunmayan bir kelime mi biliyorsunuz?

Önerilerinizi takip etmek için giriş yapabilirsiniz.

Laz Alfabesi

Ç̌ - Patlamalı Ç
Ǩ - Patlamalı K
- Patlamalı P
Ť - Patlamalı T
Ž / ž - DZ Sesi
Ʒ / ʒ - TS Sesi
X / x - KH Sesi
Ǯ / ǯ - Patlamalı TS

kçini

bkz. xçini

bkz. xçini

kçoni

(sadece Marr'da) xçeoni; beyaz elbise içinde

(sadece Marr'da) xçeoni; beyaz elbise içinde

k̆ebile

aile, sülale

aile, sülale

k̆eduli

(?) bkz. k̆udeli

(?) bkz. k̆udeli

k̆efi

bkz. k̆erpi

bkz. k̆erpi

k̆ek̆eli

bkz. k̆erk̆eli

bkz. k̆erk̆eli

k̆elema

(salatalık veya kabak) sürgünü, filizi

(salatalık veya kabak) sürgünü, filizi

k̆eli

1) mısır koçanı 2) (hamurda) topak; krş. k̆uk̆ut̆i, k̆ot̆na, kurkut̆i

1) mısır koçanı 2) (hamurda) topak; krş. k̆uk̆ut̆i, k̆ot̆na, kurkut̆i

k̆ençi

1) diş sırasının dışında büyüyen diş 2) cumuş k̆ençi: tuz topağı; 'sapasağlam/dinç yaşlı adam' anlamında kullanılır

1) diş sırasının dışında büyüyen diş 2) cumuş k̆ençi: tuz topağı; 'sapasağlam/dinç yaşlı adam' anlamında kullanılır

k̆epi

bkz. k̆erpi

bkz. k̆erpi

k̆epri

bkz. k̆erpi (Hopa, Fındıklı)

bkz. k̆erpi (Hopa, Fındıklı)

k̆era

bkz. k̆ira (Hopa)

bkz. k̆ira (Hopa)

keremidi

çatı, kiremit

çatı, kiremit

k̆eremidi (X, V)

(Hopa, Fındıklı, Yunancadan) seramik, kiremit

(Hopa, Fındıklı, Yunancadan) seramik, kiremit

k̆eremuli, k̆remuli

k̆remuli (Hopa), k̆lemuri (Arhavi), k̆ermuli (Fındıklı) varyantlarıyla; ocak üzerindeki ahşap zincir ve kanca

k̆remuli (Hopa), k̆lemuri (Arhavi), k̆ermuli (Fındıklı) varyantlarıyla; ocak üzerindeki ahşap zincir ve kanca

kerenç̆i

kabuk, dış yüzey, deri

kabuk, dış yüzey, deri

k̆erfi

(Sarp) bkz. k̆erpi (Hopa, Fındıklı)

(Sarp) bkz. k̆erpi (Hopa, Fındıklı)

k̆eri

(sadece Marr'da) yaban domuzu

(sadece Marr'da) yaban domuzu

k̆erk̆eli, k̆ek̆eli 1) roll (of bread,

k̆ek̆eli varyantıyla; 1) simit, çörek 2) (iplik, sargı vb.) rulo, yumak

k̆ek̆eli varyantıyla; 1) simit, çörek 2) (iplik, sargı vb.) rulo, yumak

k̆erk̆et̆a

Gürc. ceviz; k̆erk̆et̆a k̆oçi: zayıf adam (Marr: aptal adam)

Gürc. ceviz; k̆erk̆et̆a k̆oçi: zayıf adam (Marr: aptal adam)

k̆ermuli

bkz. k̆eremuli

bkz. k̆eremuli

k̆erpi

k̆epi (Hopa), k̆epri (Arhavi, Fındıklı), ç̆epri varyantlarıyla; 1) keten, kendir 2) sicim, ip

k̆epi (Hopa), k̆epri (Arhavi, Fındıklı), ç̆epri varyantlarıyla; 1) keten, kendir 2) sicim, ip

k̆erpiç̆k̆ema

(Kuledibi '83) açık kahverengi; 'ardıç kuşunun rengi açık kahverengidir'

(Kuledibi '83) açık kahverengi; 'ardıç kuşunun rengi açık kahverengidir'

kerʒela

1) kabuk, deri, kabuk bağlamış yara 2) balık pulu; Marr ayrıca ʒela (Hopa) formunu verir

1) kabuk, deri, kabuk bağlamış yara 2) balık pulu; Marr ayrıca ʒela (Hopa) formunu verir

Üyelik Gerekli

Katkıda bulunmak için topluluğumuza katılın!

Arşivlerimize katkıda bulunmak için ücretsiz üyelik gereklidir. Katılmak sadece bir dakika sürer!