Lazuri Alboni & Lügate

Lazca - Türkçe interaktif kültür sözlüğü. Kelimelerin kökenini ve anlamını keşfedin.

Bir Kelime Öğren

nogure

öğretilmiş olan, eğitim almış

Katkıda Bulunun

Sözlüğümüzde bulunmayan bir kelime mi biliyorsunuz?

Önerilerinizi takip etmek için giriş yapabilirsiniz.

Laz Alfabesi

Ç̌ - Patlamalı Ç
Ǩ - Patlamalı K
- Patlamalı P
Ť - Patlamalı T
Ž / ž - DZ Sesi
Ʒ / ʒ - TS Sesi
X / x - KH Sesi
Ǯ / ǯ - Patlamalı TS

sparo

balık)

balık)

sp̆ina

bkz. st̆vina

bkz. st̆vina

sp̆iridi (A)

(Pazar, Yunancadan) 1) = oksura bkz. 2) omuzda taşınan örülmüş demet

(Pazar, Yunancadan) 1) = oksura bkz. 2) omuzda taşınan örülmüş demet

sp̆it̆oni

(sadece Marr'da) değirmen taşı milinin sabitlendiği kiriş üzerindeki demir parça

(sadece Marr'da) değirmen taşı milinin sabitlendiği kiriş üzerindeki demir parça

sp̆iǯili

(sadece Marr'da) sarı kuyruksallayan kuşu?; sibzili, sibzi-k̆ok̆ari (Marr) varyantlarıyla; krş. simsi-k̆ok̆ari (Hopa)

(sadece Marr'da) sarı kuyruksallayan kuşu?; sibzili, sibzi-k̆ok̆ari (Marr) varyantlarıyla; krş. simsi-k̆ok̆ari (Hopa)

st̆aroşina, st̆arişina, st̆oroşina

st̆arişina, st̆oroşina varyantlarıyla; Eylül

st̆arişina, st̆oroşina varyantlarıyla; Eylül

st̆eğo

(Yunanca kökenli) evin eklentileri/bahçesi

(Yunanca kökenli) evin eklentileri/bahçesi

sterameli, steameli

steameli: 1) dans, oyun 2) dans ederek gitmek; -stib-: sadece -st?ib-: sessizliğe gömülmek; eki: -um / -up veya -u;

steameli: 1) dans, oyun 2) dans ederek gitmek; -stib-: sadece -st?ib-: sessizliğe gömülmek; eki: -um / -up veya -u;

st̆ip̆o

(sadece Marr'da) ekşi

(sadece Marr'da) ekşi

st̆oroşina

bkz. st̆aroşina

bkz. st̆aroşina

stveli

sonbahar, hasat zamanı

sonbahar, hasat zamanı

st̆vina

sp̆ina (Jghenti 15917) varyantıyla; değirmenin ahşap borusu

sp̆ina (Jghenti 15917) varyantıyla; değirmenin ahşap borusu

şu

nemli, rutubetli

nemli, rutubetli

sua, suani

bkz. sva (V lehçesinde)

bkz. sva (V lehçesinde)

subuki (X, V)

(Hopa, Fındıklı, Farsçadan) hafif (ağırlık bakımından)

(Hopa, Fındıklı, Farsçadan) hafif (ağırlık bakımından)

sufra

sofra; surfa ve surpa yazar!

sofra; surfa ve surpa yazar!

şui

bkz. şuri

bkz. şuri

şuk̆a

salatalık, hıyar; (şurk̆a varyantıyla); (şuk̆a-mʒxuli: bir armut türü)

salatalık, hıyar; (şurk̆a varyantıyla); (şuk̆a-mʒxuli: bir armut türü)

suleri, sulei

sulei: 1) kenevir 2) çürütülmüş keten, kenevir 3) küçük eğirme aleti, ?

sulei: 1) kenevir 2) çürütülmüş keten, kenevir 3) küçük eğirme aleti, ?

sum, sumi

üç

üç

şumeri

1) sarhoş 2) öfkeli, kızgın 3) içilmiş olan / dikilmiş olan

1) sarhoş 2) öfkeli, kızgın 3) içilmiş olan / dikilmiş olan

şura

(Hopa) kötü koku, pis koku; (diğer bölgelerde) (güzel) koku; krş. şuri

(Hopa) kötü koku, pis koku; (diğer bölgelerde) (güzel) koku; krş. şuri

surfa

bkz. sufra

bkz. sufra

şuri

1) ruh, can, kişi 2) nefes, (güzel) koku; (şuri mşine: ruhumu/beni hatırla = canım, sevgilim)

1) ruh, can, kişi 2) nefes, (güzel) koku; (şuri mşine: ruhumu/beni hatırla = canım, sevgilim)

Üyelik Gerekli

Katkıda bulunmak için topluluğumuza katılın!

Arşivlerimize katkıda bulunmak için ücretsiz üyelik gereklidir. Katılmak sadece bir dakika sürer!